11 Followers
12 Following
kitabisevda

Kitab-ı Sevda

Okumayan adamın yaşadığına inanmayan, filmlere de bir o kadar takıntılı blogger.

Currently reading

Robinson Crusoe
Virginia Woolf, Daniel Defoe, Gerald McCann
The Hobbit, or There and Back Again
J.R.R. Tolkien, Barbara Remington

Doctor Sleep

I several days ago finished Doctor Sleep, Stephen King. just Wow. Everybody should read.

Premeditated by Josin L. McQuein

 

 

 

 

 

I loved the introduction part. GR rate is below what i would read normally, but i think i will give a shot.

 

A week ago, Dinah’s cousin Claire cut her wrists.


Five days ago, Dinah found Claire’s diary and discovered why.

Three days ago, Dinah stopped crying and came up with a plan.

Two days ago, she ditched her piercings and bleached the black dye from her hair.

Yesterday, knee socks and uniform plaid became a predator’s camouflage.

Today, she’ll find the boy who broke Claire.

By tomorrow, he’ll wish he were dead.

When people ask me why I waste my time in reading a book that is going to turn into a movie.

Reblogged from I'll think of a damn title later:

I have found a new book for myself!

The Darkest Minds (The Darkest Minds #1)

Alexandra Bracken

 

When Ruby woke up on her tenth birthday, something about her had changed. Someth by ing alarming enough to make her parents lock her in the garage and call the police. Something that gets her sent to Thurmond, a brutal government “rehabilitation camp.” She might have survived the mysterious disease that’s killed most of America’s children, but she and the others have emerged with something far worse: frightening abilities they cannot control.

Now sixteen, Ruby is one of the dangerous ones.

When the truth comes out, Ruby barely escapes Thurmond with her life. Now she’s on the run, desperate to find the one safe haven left for kids like her—East River. She joins a group of kids who escaped their own camp. Liam, their brave leader, is falling hard for Ruby. But no matter how much she aches for him, Ruby can’t risk getting close. Not after what happened to her parents.

When they arrive at East River, nothing is as it seems, least of all its mysterious leader. But there are other forces at work, people who will stop at nothing to use Ruby in their fight against the government. Ruby will be faced with a terrible choice, one that may mean giving up her only chance at a life worth living.

Reblogged from Kitap Esintisi:

Taktım kapağa. Biri bana da böyle bir elbise alsın ya nolur. 

 

Kararsız okuyucuyum ben.

Hoş Geldim Ben!

Evet, burada da hesabın olsun kız diye All Killer beni iteleyince hemen geldim. Hoş geldim umarım. Formatı hala öğrenmeye çalışıyorum. ;)

Ink - Amanda Sun 3.5, terimlerden kafam çorba oldu ama üşenmezsem bir yorum yazarım.
Normal de 4'e tamamlardım ama içimden gelmedi...

Yorum geldi!!

http://www.kitabisevda.com/2013/09/kitap-yorumu-ink-amanda-sun.html

Manga sever arkadaşlara sesleniyorum ilk olarak, bu kitabı kesin olarak okumalılar. Neden? Bildiğiniz bir animenin, manganın, comic'in roman olmuş hali. Benim bilgim dahilinde her şey öyle tutuyor ki! Erkek kakülleri falan. :D Hele erkeklerin anlatım biçimleri. Japon kültürünü de tanımış oluyoruz. Kentai'nin aslında cep telefonu olduğunu, hitap kültürlerini, pembe çiçekli ağaçları vs.

Bu kitabın anlatım şekli beni çok sinir etti. İki olumsuz not alan yönden biriydi. Şöyle anlatayım; kitap Japonya'da geçiyor, bunlar japonca konuşuyor. Çok nadiren ingilizce. Ama kitap ingilizce ve yazar sürekli sağdan soldan japonca kelimeleri terimleri tıkıyor bize. Buna çok sinir oldum. Ya şu anda japonca kullanıyoruz, şurada ingilizce diye benim dikkatimi oraya çekme, ya da çekiyorsan sadece o dili kullan. Neden iki dili çorba yapıp bana vermiş anlamadım. Hoş değildi bu. Sürekli sinir oldum.

Kitabın kurgusuna % 100 oranında bayılmadım, ancak içinde beni çeken çok şey vardı. Yabancı bir kültürü tanıtması bunun başında geliyor. Tomo ve Katie'nin cilveleşme olayları da fena değil ama arasıra can sıkıyor doğrusu. Aşk sevimliydi ama. Romantik bile denilebilir. :D Ne kadar çabuk, ne kadar çok dediğim oldu yani. Onun dışında diyecek pek fazla bir sözüm yok sanırım. Konu ilginizi çektiyse bir bakın derim, ben ikinci kitaba okumayı planlıyorum, çok kötü bir yere kaldı. Üstüne klavye basmadan da geçemeyeceğim, kapağı ne kadar güzel değil mi ama! Bayıldım!
Archangel's Legion - Nalini Singh Ay, bitirdim. Nasıl güzeldir ya! Nasıl güzeldir! Ben sonra ki kitabı nasıl bekleyeceğim şimdi! Bu kitaptan sonra... Ölmek istiyorum. Bu seri aradığım, beklediğim her şey. Yorum gelecek!




2013 OCTOBER!!!!

At least we will read R&E


Edit: 1 september.
I could not wait. I re-read the whole series. Oh, God. Time machine pleaseee!

Amazing

Amazing

Amazing
Dancing (Anita Blake, Vampire Hunter, #22.5) - Laurell K. Hamilton Bloga bir şeyler yazar mıyım bilemiyorum ama buraya yazmadan geçmek istemedim. Bu da ikinci yazışım aslında. Lanet pop up kapandı gitti yazdıklarım T_T

Laurell beni her zaman olduğu gibi dünyasına çekmeyi beceriyor. Aynı kitabın adı gibi, hikayede de konudan konuya dans ettik. Önce çiftler arasında, sonra diğer yetişkinlerle ve çocuklarla en sonunda ise gerçekten dans ettik. Çok hoş biten kısa bir hikaye.

Laurell'in kısa hikayelerinin ağzımda bıraktığı tada bayılıyorum.

Not: Laurell beni deli ediyor. Gene tekrar vardı. Sanki kadın, o belirli cümleleri yazmadan hikayeye başlayamıyor, karakterleri anlatamıyor. Her kitapta tekerleme gibi aynı cümleleri sıralıyor. Ve ben okuyunca krize giriyorum. Bir de Anita hamile kalacak galiba. Bu kadar imadan sonra, Anita Matthew'ı öyle sardıktan sonra.... Allahım, onu düşünemiyorum....

Konusu:

Zebrowski'nin barbekü partisine giden Anita, Nat, Micah ve Matthew orada bazı sorunlarla karşılaşır. Herkes 2 gay erkek arkadaşa aynı gözle bakmıyordur. Üstelik kadınlardan bir kaçı Nat'in mesleğini biliyordur ve hatta özel partiye davet etmiştir. Ancak bir kadın, haddinden daha çok istemiştir.
To Kiss A Dragon (The Dragon Kin, #7) - G.A. Aiken look at the date!



But it is coming!!!!



Wildest Dreams - Kristen Ashley Sinirimi bozdu bazı yerler, o yüzden kırdım bir puanı. Bir de abi ne uzun kitap. Oku oku bitmedi...

Yorum geldi!!!!

http://www.kitabisevda.com/2013/09/kitap-yorumu-wildest-dreams-kristen.html

Dünyamıza paralel bir dünya olduğunu düşünün, burada olan birçok insanın ( kötüler hariç ) bir kopyasının da o dünyada mevcut olduğunu. Ve annesini ve babasını yıllar önce kaybetmiş olan Finnie'nin onları bir kez daha görmek için diğer evrendeki kendi ikizi ile yer değiştirmek için yüklü mevlada bir para ödediğini.

Finnie'nin aksine diğer boyutta yaşayan ikizi onun kadar dürüst davranmıyor ve ona oyun oynuyor. Finnie'nin diğeri aslında lezbiyen ve evlenmek üzere! İnana biliyor musunuz! Üstelik bu dünya bizimkinden çok farklı.Bizim 1400'ler civarı (sanırım, tarihim kötü) bir anlayış var. Ve büyülü. Bizim dünyamızda bu büyünün çok azı bulunuyor. Finnie böyle bir durumda, Prenses olan diğerinin yerine geçiyor ve evleniyor. Üstelik adamdan hem korkuyor hem de onu çekiliyor. Ve işin komik adam Finnie'nin diğerinin lezbiyen olduğunu biliyor o yüzen onunla evlenip bir kabine tıkıyor ve gidiyor. Kızı orada tek başına, bilmediği bir dünyada bırakıyor. Üstelik pis bir evde! Ama adam en azından onurlu, cinsel tercihini yok sayıp tecavüz de edebilirdi hani!

Neyse ki Finnie, Pollyanna tarzı bir kız, hemencecik uyum sağlıyor. Tabii arada ağzından kaçırdıkları falan oluyor. Bir süre sonra bizim Boz Ayı Frey Drakkar, kocası, dönüyor. Kızda bir farklılık olduğunun farkında tabii. İkisi de bir birine çekiliyor. Finnie onunla yatma girişiminde bulunuyor. İstiyor çünkü, sonuçta robot değil ya! ancak size büyülü demiştim ya bu dünya, işte o büyüler giriyor araya ve Frey'in gerçekten kim olduğunu Finnie ile öğreniyoruz. Bu ikili bir birini tanırken yer yer gülüyoruz, yer yer bu boz ayıya saydırıyoruz.

Wildest Dream hoşuma giden bir kitap oldu, zaten fantastik demek ben demek. Bunu aklınıza soktum artık. Elflerin, ejderhaların da içinde bulunduğu çok hoş bir kitap. Boz ayı ve onun neden olduğu karmaşa dışında bayıldım denilebilir. Finnie'nin içinizi ısıtan tavırları beni büyüledi, bir de Boz Ayıya bu kadar taviz vermeseydi...

Kitap sadece tek bir yöne, ikilinin sevişmesine, efendime diyeyim, zorlukları aşıp gene sevişmesine %100 odaklı değildi. Bu yüzden daha ayrı bir sevdim. Deniz maceraları, akraba husumetleri, zehir, savaş ve daha nice olay vardı. Hatta Finnie'nin o dünyada yabancı olduğunu saklama çabaları bile ayrı komikti. Köylü bir kızın Prenses olduğunu düşünün, bir prensesin aldığı eğitimi yok (Gerçi eski prenses de daha çok prens gibi...) kimseyi, soyluları tanımıyor. Yabancı bir ülkeye düşmüşsünüz gibi aynen. Bence gayet iyi idare etti.

Boz Ayı'nın kitabın sonunda paçayı kolay sıyırması beni sinir etti. Finnie çok affedici bence. Ben olsam Sürün ey AYI yapardım. Onun dışında siz de okuyun yani güzel.

Serinin ikinci kitabı ise The Golden Dynasty. Ben bu kitaba başladım ve bildiğiniz bitiremedim. Bunu demeden asla içim rahat etmezdi. Kitapta bildiğiniz "tecavüz edilen her kadın aslında tecavüzcüsünü sever" mesajı vardı. öfkeden köpek gibi kudurdum. Sırf bu yüzden seriyi bıraktım. Böyle şeylere gelemiyorum. Okuduğum her an da ayrıca Afrikada sünnet edilen kadınlar geldi aklıma. böyle "adetleri" olan kitapları sevmiyorum. Benden uzak kalması dileğiyle.

Puan 1. kitaba ait, yanlış anlaşılmasın.
The Golden Dynasty (Fantasyland, #2) - Kristen Ashley Başını okudum %13 kadar. Ve konusu bana ters. Aklıma direkt zorla sünnet edilen kadınlar geldi. Almayayım lütfen. Bundan sonrası iyi olabilir ama yani başı yeter.
Black Lament - Christina Henry Gittikçe kötüleşiyor bu seri. Öneri listemden de çıkardım :(
Yorum geliyor.

Yorum ayrıca Kitab-ı Sevda yayınlandı.

Bu seriyi okumayalı bayağı olmuş yahu! Zamanında ne de severek okumuştum!

Lucifer'ın direkt soyundan gelen tek çocuk özelliğine sahip olan Madeline 3. kitapta Gabriel ile evlenmiş, ardından onu kaybetmiş ve bu da yetmezmiş gibi hamile olduğunu, Lucifer'ın bu çocukta gözü olduğunu öğrenmişti. Bu kızın başından bela asla eksik olmuyor bana sorarsanız. Hatta normal bir gün gelse, kıçından ısırsa gene anlamaz, gene anlamaz. :D
Serinin 4. kitabında ölen eşi için ızdırap çeken bir Madeline var. Gabriel babası Azazel tarafından öldürülmüştü, hatırlayın. Made, Lucifer'ın oyunlarına gene kurban oluyor. Periler, ölen önceki kraliçenin intikamı için onun peşinden kiralık katil yolluyor, Ajans ise meleklerin ve perilerin işlerine karışmamak için kendi ajanlarını ölüme göndermeye hazır. Madeline'in babası Azazel ise vampirleri güneşe çıkaracak bir formül hazırlığı içinde. Üstelik Lucifer onu terketti, gücünü hissedemiyor ve zaman kadar yaşlı doğaüstü bir yaratık Madeline'e ilgi duyuyor.

Kızın daha ölen eşine yas tutmaya dahi vakti olmadı. Ve Nathaniel Lucifer'ın emri ile onu korumak için görevlendirildi. Aralarında bir şeyler oluyor.

Bu seriyi ne kadar çok beğendiğimi size söylemiştim, hatta öneri listeme koymuştum. Türkiye'de de çıkınca çok sevinmiştim. Ama her kitapta daha da bir düştü bu seri. Konuşmalar basitleşti, kurgu olaylar inandırıcılığını kaybetti. Kızımızın ayran gönüllü hali iyice bunalttı. Hiç bitmeyen gücü ise benim için bu seriyi bitirdi.
Okuduğum son kitabı olduğunu söylüyorum. Daha da bu seriye elimi sürmem ben. Lucifer için bile -_-

Kitaptaki her erkek onu istiyor, kuşkusuz liderleri kabul ediyor. Her olaydan yaralı çıkıyor ama yaralarından dolayı asla yataklara düşmüyor. Herkes onun peşinde. Herkese mavi boncuk da dağıtıyor.

Kurgu ve anlatım artık inandırıcı değil. Size de pek önermiyorum artık bu seriyi. Üzüldüm, o kadar da sevmiştim hani!
Beastly - Alex Flinn Ah, çok hoştu. Yorum geliyooo!

Güllerle bezenmiş, azıcık kürk eklenmiş, aşka bulanmış tam bir gençlik hikayesi.

http://www.kitabisevda.com/2013/09/kitap-yorumu-beastly-alex-flinn.html

Her kitap kurdunun gönlünde bir Beastly yatar. Ancak Kyle bize kısmet değilmiş. Filmden dolayı yıllar, uzun yıllar önce duyduğum bir kitaptı bu sevgili peri masalı uyarlaması. Okumaya da yıllardır niyetliydim. Şimdiye kısmet oldu!

Kyle güzelliğin ve paranın her şeyi satın aldığı bir çevrede, sığ bir babanın tek oğlu. Sarı saçları, maviş gözleri ve Özgürlük Anıtı ile kapışacak kadar büyük bir egosu var. İnsanları incitmekten de zevk alıyor. Babasının suçu hep bunlar. Annesi küçük yaşta terk etmeseydi belki de bu kadar kederli ve saplantılı olmazdı. :(

Ancak Kyle bir gün yanlış kişiye çatıyor. Bir cadıya. Kendra'ya. Güya onu kandırıp hayallerini yıkmayı planlayan Kyle, kendi oyununda bir kurban oluyor ve ceza olarak bir canavar olarak uyanıyor. Ve bu büyüden kurtulması için iki yılı var. Aşık olmak, gerçekten sevilmek ve sevmek zorunda. Ve öpüşmek.

Hayatı boyunca gerçekten hiç sevilmemiş, sığ ve serseri biri nasıl gerçek aşkı bulur? Bulduğunda onu nasıl tanır?

Balo'da beyaz gül buketine bakan bir kız. Son anda yaptığı nazik bir davranış yüzünden kazandığı iki yılda... Kendi okulunda burslu okuyan bir kızıl kızda.

Konu tanıdık değil mi? Kütüphaneniz ne kadar büyük desem? :) Güzel ve Canavar peri masalından uyarlanmış bir hikaye Beastly. Bir aşk hikayesini okuyoruz. Gayet akıcı ve kısa, sayfalara kanıp uzun bir kitap beklemeyin. Kısa olduğu kadar da sıcak bir hikaye ama. Üstelik tek düze bir anlatım yok, arada başka peri masallarından chat sohbetleri de okuyoruz. :)) Güllerle bezenmiş, azıcık kürk eklenmiş, aşka bulanmış tam bir gençlik hikayesi.

Kendra, nasıl bayıldım onun hikayesine! Kuşkusuz kitaptaki en ilginç karakter. Cadı! Daha ne olsun! Alex, ona da bir kitap yazmış ama aşkını bulan o değil sanırım. Onu da mutlu görmek istiyorum!

Peri masallarını modern çevrede okumak isteyen, yakışıklı şövalyelerini bekleyen prenseslere önerilir. :D
The Pirate's Wish - Cassandra Rose Clarke Kitabın konusu ve yorum için tık http://www.kitabisevda.com/2013/09/kitap-yorumu-pirates-wish-cassandra.html

Yorum
Bu serinin ben de ayrı bir yeri oldu. Ananna'nın hali, mantikor gibi duymadığım doğaüstü elementlerin eklenmesi gerçekten hoş. Gemi hayatı da öyle! Üstelik anlatıcı kızımızın hali tavrı çok ama çok sempatik.

Naji'den pek hoşlanmıyorum ama! Çok sessiz öküz birisi. Ananna'yı hak etmiyor. Hele kitabın sonu beni çok üzdü, gerçi böyle olmasını bekliyordum. Naji, Ananna'nın aşkına layık olduğunu kanıtlayacak hiçbir şey yapmadı. Üzülüyorum.

Mantikor'un bir prenses olduğunu size söylemedim yukarıda. Bildiğiniz hapur hupur insan yiyen bir tür bu. Sevimli diyorum ama aç bıraksanız 3-5 insana bye bye anında. Titreyebilirsiniz.

Mahiya'nın lezbiyen çıkması beni şaşırttı. Arkadaş olduklarını düşünmüştüm. Ama bir sorun yok tabii. Prenses olması gerçekten çok güzel. Mahiya özlediği hayata artık geri dönebilir. Zekasına daha uygun bir yere.

Şu an için 3. kitap var mı gözükmüyor ama umarım vardır. Her ne kadar seri oku oku baygınlık geçirsem de bu dünyanın devamını öğrenmek isterim.

Sterling (Mageri, #1) - Dannika Dark Could not get into :(