11 Followers
12 Following
kitabisevda

Kitab-ı Sevda

Okumayan adamın yaşadığına inanmayan, filmlere de bir o kadar takıntılı blogger.

Currently reading

Robinson Crusoe
Virginia Woolf, Daniel Defoe, Gerald McCann
The Hobbit, or There and Back Again
J.R.R. Tolkien, Barbara Remington
Anansi Çocukları - Neil Gaiman Okuyucu testi & Yorum & Alıntılar: http://www.kitabisevda.com/2013/08/kitap-yorumu-anansi-cocuklar-neil.html

Neil Gaiman benim uzun zamandır okumak istediğim bir yazardı. İlgimi çektiğinden, her yerde gördüğümden, bizim Kitap Hayvancağızının ona olan bağlılığından kaynaklanıyordu bu. Zimlicious da bu merakı körüklüyordu elbette. İthaki yayınlarından kitap çıkınca bizimkilerle konuştuk, tur yapmayalım ama hep beraber okuyalım dedik. Sonra Kitap Dostları'nın blog tur yapacak olduğunu öğrendik, önceliği onlara bıraktık. Araya başka şeyler girdi... Bu yüzden de bu kadar geç yazıyoruz. :)

Beni facebook, twitter ya da goodreads'tan takip ediyorsanız, bu kitabı okurken ne kadar çok zorlandığıma da tanık olmuşsunuzdur. Aslında Neil tam benim zevkime hitap edecek türde yazıyor. Fantazi. Ne yazık ki ben adamın kitaplarına bir türlü giremiyorum. İçinde kaybolamıyorum... Şimdilik bunu bırakıp biraz konusundan devam etmek istiyorum.

Şişko Charlie, normal bir hayat süren, nişanlı, evlilik hazırlıkları içinde; kendi kendine yaşayan bir adamdır. Nişanlısı Rosie'nin düğün için babasını çağırmak istemesi ile Charlie hiç istemeyerek evi arıyor. Babası şakaları ile hayatını mahvetmişti, şimdi de düğününü mahvedecekti çünkü. O konuşmada Şişko Charlie babasının öldüğünü öğreniyor. Hemen cenazesi için Amerika'ya gidiyor. Babasını kaybetmesi yeterince kötü değişmiş gibi, bir de çocukluğundan beri görmediği Örümcek adında bir kardeşi ve babasının Anansi, bir tanrı olduğu ortaya çıkıyor. İnanmıyor elbette. meh.

Ancak eve döndüğünde bir örümcek görüyor ve kendine hakim olamayarak ondan kardeşine selam göndermesini istiyor. Ve Örümcek kapısında bitiyor. Tanrı babasından tüm gücü, karizmayı almış; Charlie'nin olup olmak isteyeceği biri. Önce hayatını, sonrada nişanlısını çalıyor. İşler buradan sonra öyle bir hal alıyor ki, Charlie defalarca keşke yapmasaydım demekten kendini alamıyor.

Yukarıda anlattığım gibi, kitaba başlarken, devam ederken çok zorlandım. Elimde uzunca bir süre kaldı. Ancak bir yerden sonra 'bitireceğim!' dedim. Bitirmeliyim. O gün bitti kitap. Son 200 sayfa su gibi akıyor. Kurgusu çok güzel. Anlatımı... Matruşka bebekleri gibi, hikaye içinde hikaye kurmuştu yazar. Karakterler sağlamdı. Ama ayrıca bir seferde de okuyamıyordum. Neil'in diğer kitaplarını okuyanlar yanlış kitaptan başladığımı söylüyorlar.

Anansi'nin dünyası, aynı bizim dünyamız gibi. Ancak ufak detaylarla bezenmiş, ince ince örülmüş. Kitap ilerledikçe tempo artıyor. Fikir yürütüyorsunuz. Ancak o fikirler ters tepiyor. Sonu beni çok etkiledi. Hem istediğim gibi bir sona ulaştı, hem de tamamen apışıp kaldım. Öyle bir son beklemiyordum. Çok sevdim. Hele Neil'İn kitap sonundaki teşekkürü daha başka hoşuma gitti. :)


Şişko Charlie'nin karakteri başlarda öyle yorucuydu ki! Ben salak karakterlerle anlaşamıyorum. - yazar buna çok şahane bir açıklama getirmiş ama.- Ancak sonra ona ısındım. Onun mağdur olduğunu, çırpındığını en sonunda da köklerine sahip çıktığını gördüm. Umulmadık şeylerin altından kalktı ve özünü buldu. Mirasına sahip çıktı. Hala şarkı söylemek onun için bir sorun, bambaşka biri olmadı. Ama büyüdü de. Misket limonunun önemini ise anlamış değilim pek. :)

Okurken zorlandığım, bazen sinirlenip kapattığım, yer yer Salak bu Charlie, ona ölüm! diye haykırdığım, son 200 sayfası bir çırpıda hüplettiğim bir kitaptı. Okurken değil okuduktan sonra sevdiğim... Öneri konusunda cidden kararsızım. Size bırakıyorum. Ama unutmayın: 'Bütün hikayeler Anansiye aittir.'