11 Followers
12 Following
kitabisevda

Kitab-ı Sevda

Okumayan adamın yaşadığına inanmayan, filmlere de bir o kadar takıntılı blogger.

Currently reading

Robinson Crusoe
Virginia Woolf, Daniel Defoe, Gerald McCann
The Hobbit, or There and Back Again
J.R.R. Tolkien, Barbara Remington
Melekler ve Şeytanlar - Dan Brown, Petek Demir
http://www.kitabisevda.com/2013/07/kitap-yorumu-melekler-ve-seytanlar-dan.html
"Dan Brown, mm Dan Brown'u duyan var mı aranızda?" diye bir soru ile karşılaşmazsınız bu alemde. Ya izlemiş, ya birinin elinde görmüş ya da duymuşsunuzdur.

Ben de elbet yıllar önce duydum bu adamı. Önce filmi izledim tabii kitabı okumadan. Kitabının olduğunu çok sonra öğrendim. Bu kitapların seri olduğunu ise geçen ay, baş karakterin şapşalın teki olduğunu ise iki hafta önce.

Melekler ve Şeytanlar'ı okuma gibi bir niyetim, hevesim yoktu, taa ki cehennem çıkalı sağlı solullu bir Langdon tokadı yiyene kadar. Bu tokat darbelerinin bıraktığı hasar ve merakla başladım... Ama çok zor bitirdim. Sağımda solumda çıban çıkmış olabilir hani.

Konusundan bahsetmek her ne kadar beni düşüncesiyle perişan etse de kısaca, ama çok kısa bahsetmek istiyorum.

Langdon'un telefonu gece yarısı çalar ve İlluminati adı verilen eski, güçlü,tarihi bir anti din grubunun [Katolik kilisesi, Vatikan] tekrar gün yüzüne çıktığı kanıtı ile sarsılır. Apar topar CERN'e gider. Oradanda antimatter adı verilen ve çalınan etkili maddeyi bulmak için vatikan'a gider. Gerisi Papalar, hassassinler, Swissler sürüp gider.

Genel olarak film olması için yazılmış bir kitap bunu belirtmek istiyorum. Okuduğum her saniye bunu hissettim.

Çok ama çok sıkıldım okurken. Kurgusu güzel olmasına güzel, ama çok uzun. Oku oku bitmiyor. Filmi izlediğim için olduğunu düşündüm ancak yıllar önce izlemiştim. Bu süre zarfında beni çok etkileyeceğini sanmıyorum. Bir de filmi ne kadar değiştirmişler. Kitabı bitirince bir de ona baktım tekrar. Neredeyse alakası yok. Langdon bile Langdon değil. huh. Victoria'da değişmiş. Şort bile giymiyordu. Gerçi pantolonda giydirmemişlerdi. Sonunu bile değiştirmişler o koydu.

Olay akışı, olayların gelici bana paranormal bir hikayeyi anımsattı. Olaylarda şizofren olan şahsiyet dışında doğaüstü sayılacak bir element yoktu. Ancak kötü adamlar, ölüm şekilleri, bürokrasinin işleyişi her şey bana o çok sevdiğim kitapları hatırlattı.Kan da vardı. Belki de azmedip bitirme sebebim buydu. Belki bir daha asla Brown romanı okumak istemiyorum.

Bu adam nasıl bu olayları çözüyor anlamıyorum. Geniş bir sanat tarihi bilgisi dışında herifin benden farkı yok. Zeki bile değil öyle. Kolayca manipule edilebilir birisi. Üstelik salak. Spoiler* Kızı kurtarmaya gidiyor geri pat diye odaya dalıyor. Ne silah, ne tedbir, ne sessiz olma çabası. Olmaz böyle şey. Spoiler bitti.* Kitap Vittoria'nın gözünden anlatılsa daha ilginç olurdu. Yazar daha sıkıcı bir anlatıcı bulamazdı kanımca. Bunun bir anlatım tekniği olduğunun farkındayım ama gene de...

Ay Olivetti'ye çok üzüldüm. Favori karakterimdi.

Sonuç olarak benden uzak severlerine yakın olsun. Üzerinde lanet varmışçasına kaçınacağım bir yazar ve seri.

Hala aklım almıyor bir adam bu kadar şapşal nasıl olur.
Yazar birde dizi film klişeleri ile yazmıştı kitabı yahu.
Cehennem de kaç hafta oldu hala çoksatan.