11 Followers
12 Following
kitabisevda

Kitab-ı Sevda

Okumayan adamın yaşadığına inanmayan, filmlere de bir o kadar takıntılı blogger.

Currently reading

Robinson Crusoe
Virginia Woolf, Daniel Defoe, Gerald McCann
The Hobbit, or There and Back Again
J.R.R. Tolkien, Barbara Remington
Çiftlik (The Farm #1) - Emily McKay
http://kitabisevda.blogspot.com/2012/08/kitap-yorumu-ciftlik.html
(Spoiler içerir)
Sihirli Kitap ve Kitap Sayfaları blog sahipleri ile ufak bir okuma etkinliğimiz vardı. Çiftliği okuyorduk ve kitap bitti.
Uzun bir süredir beklediğim kitaptı Çiftlik. Amerikadan öncede okuyoruz, bunun büyük etkisi oldu tabi.
Hayal kırıklığıda beraberinde geldi. Kurgu açısından güzel bir kitap ama ben daha farklı bir şey bekliyordum. Özellikle bu kızların ikiz olduğu ve ikisinin de Abduktura olabileceği kimsenin aklına nedense gelmedi. Sonraki kitaplara saklanan bir habermi bilemiyorum. Lily'nin ise çocuksu tavırları gerçekten yorucuydu. Lily Hem kardeşinin korumaktan başka bir şey istemiyor, hemde düşmanına saçma bir güvenle arkasını dönüyor. Olduk olmadık yerdeki sinir krizleri ise beni yordu.
Lily, Carter'a güvenmemekte çok haklıydı. Aniden çıkıp gelen eski bir tanıdık... Dünya tehlikeli bir yer.
Ama yaralarını gösterince hemen inandı. Saf bir kız yani.

Carter ile aralarında geçen -kitabın sonuna doğru- "o sana öyle aşığım" sahneleri beni çığırımdan çıkardı. Dur daha iki gün önce adamı tanımıyordun (Yeni Carter'ı). Bu sahnede Carter'ı suçluyorum.
Kitapta okumaktan zevk aldığım tek karakter Sebastian'dı. Tam bir vampirdi. En azından sırıtmıyordu. Güneşe çıkması ve ilk başta giremeyeceği ima edilsede kliseye girip haç falan alması biraz garip geldi. Belkide yanık kokusu onu ima ediyordu, bilmiyorum.Yani pekde Dracula tarzı bir vampir değil.
Kitabın 6 kişi arasında geçmesi biraz bunaltıcı bir hava verdi. Tik ad verilen mutasyona uğramış insanlara pek yakından bakamadık. Görünüşlerini biliyoruz ama... İkinci kitaba sanırım.

Kitap kendini okutan bir kitap. Arada şöyle "Aman" diyip kapattığım yerler oldu. Lily'nin dövüş sahneleri çok hoştu. Yer yer verilen Mel'in gözünden anlatılan sahneler içimi açtı. Lily'nin odaklandığı konu bunaltabiliyor.
Carter'ın gözünden anlatılan bölümler ise teknik açıdan hoş değildi çünkü kafa karışıklığı yaratıyordu. Kitabın geneli 1. kişi tarafından anlatılıyor ama Carter 3. kişi tarafında. Bu kitapta geri dönmeme neden oluyordu.
En çok hoşuma giden şey ise yer yer yapılan Alacakaranlık göndermeleriydi. Gülememek elde değil. Ama sonunda biyoloji dersinde olan bakışmalara gelince bunu yapmamalıydın dedim :D